Uzun zamandır size yazmayı diliyordum fakat ne yazacağımı bilemedim. Son mektubumun üzerinden epeyce vakit geçince de yazmaya utandım. Olan biteni, ruhaniyetimi, tuhaf fakat eli yüzü düzgün cümlelerle açıklamaya çalışacağım size, biliyorum size anlatmak elzem derde mülzem çözüm.
Affedin, uzun zamandır dünyevi işlere sardım, belki de ondan bu sıkılmam. Sizinle başbaşa olduğumuz zamanları özledim. Ne size ne kendime vakit ayırabiliyorum artık. Yanımda birilerinin olması bana ağırlık yapmaya başladı. Törelerim insanlığın töreleri değil, yalnızlığın töreleri. Yaşama becerisinden yoksunum. Aslında bilirsiniz ki, yazmak kendime yakıştıramadığım bir alışkanlık. Yazıyorsam da en azından şimdilik hissetmenin ateşini azaltmak için. Sadece yalnız başıma vakit geçirmek istiyorum ve hiçbir şey yapmak. Ve siz hatırlarsınız ki ben daha önce böyle bir evreden geçtim. Yine o raddeye gelmeye ve öyle devam ederse berduşların kapatıldığı bir yerde dibe vurmaktan korkuyorum. Gerçi biliyorum bu dünya aptalların kovulduğu, akıllıların ise istifa ettiği bir iş ama bu benim eserimdi: Bir geleceğe sahip olmadığım zaman devletin ya da toplumun dayattığı zorunluluklarla uğraşmak zorunda kalmayacağımı düşünerek kendimi kandırdım. Kral çıplak şeyhim! ( Bunu gülerek söyledim ) bunu bağırarak söylemem birşeyi değiştirmiyor çünkü o çıplaklar kampının kralı zaten. Herkes potansiyel zalim. Semavi zehirlenme bu ülkede ömrümüze tecavüz eden bir hastalık. Bekliyorum sabırla fakat bilirsiniz uzun bekleyişlerin kalbe yansıyan ihtilalleri olur. Bakarsınız zalim olur çıkarım?! Bi inanç için acı çekmiş olandan daha tehlikeli bir varlık var mıdır? En büyük zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkmaz mı? Siz beni sindirmek için gözlerin ağlamasının ruhun gülmesi olduğunu söyleyeceksiniz fakat şeyhim ruhum su çiçeği çıkarıyor. Varlığım savaş alanım oldu. Dua ediyorum: "Allah'ım, elimden geldiğince seni algılamaya çalıştığımı biliyorsun. Sana doğru izlediğim tek yol senin hakkındaki bilgim oldu. Bu yüzden bağışla beni!"
Bu size yazdığım en kısa mektup; bu sözlerimin sizi haklı olarak boş bir kitabın gereksiz uzatılmış yorumu gibi bunaltabileceğini düşünerek çekiniyorum. Yine de dilsiz dudaksız sözler söylüyorum, bütün kulaklardan gizli birşeyler anlatıyorum, herkesin içinde söylüyorum ama birtek siz duyuyorsunuz. Sırat köprüsünde iki baletiz şeyhim.
Cort Baba Hazretleri'ne
Selametle
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder